30 Mayıs 2012 Çarşamba

hamile günlüğü 3

evet.. en son hamile olduğumu öğrendiğim zamanda kalmıştık.. bi de bunu eşine söyleme faslı var..

hamile olduğumu öğrendiğim halde kimseyle paylaşamamak çok zor olmuştu.. arkadaşlarımın yanından ayrılır ayrılmaz eve gelip hemen eşimi aradım.. tabi telefonda söylemek istemedim.. kandırmaya çalışyorum kendimce.. bi şekilde eve geliş sürecini hızlandırmaya çalışyorum falan.. tam bi komediydi.. şunu öğrendim hiç bahane uyduramıyorum :) düşünmeden öööle çıkyo agzımdan kelimeler sonraa kendim bile kendime gülüyorum ne saçmaladım ama diye :) hatta inanmazsanız bakınız aşağıda yanında ****** olan bahaneme..

en iyisi diyalogları aynen yazayım da vehamet daha iyi anlaşılsın :)

ben: büroya geliyorum canım senin yanına..
eşim: hımm sen bilirsin ama çok trafik var bence hiç çıkma..
ben: olsun yaa sıkıldım bi değişiklik olur..
eşim: aslında benim de hiç çalışasım yok.. en iyisi ben eve geleyim..



(5 dak. sonra )
ben: çıktın mı?
eşim: çıkyorum bi mail var hemen bakayım kapatıcam bılgısayarı..
ben: hımmm
eşim: hayırdır bişe mi oldu..
ben: yooo


( 15 dak. sonra )
ben: nerdesin?
eşim: yolu yarıladım geliyorum..
ben: sıkıldım da ööle bi arıyım dedim.. tmm..


( bi 15 dak  daha sonra )
ben: yaklaştın mı.. çay yapıcam da acımasın.. bekleyince kötü oluyo biliyosunn ******
eşim: önce bi yemek yeseydik..
ben: ......... hımm olur tabii .....

nihayet finaldee
geldin mi kapıdamısın merdivendemisin serüveninden sonra eşinin paltosunu çıkarırken yol böyle doluydu şöyleydi laflarını bastıran bi sesle
"bil bakalım kimin karısı hamilee" diye cıyaklayan ben...
vee
önce cidden başkasının karısını hamile zannedip kimki diye düşüneyazan fakaatttt ağzımın teeee kulaklarımın arkasında olduğunu görünce ciddi misin gerçekten mii diye sevinerek paltosunu yeniden giyen eşim :)

(  yarım saat sonra kendine gelince farketmiş ve  ben niye paltoyla oturuyorum yaa diye haline gülmüştü.. )

test sonucuna on yüz milyon bin kere de eşimle bakışımız....

ilk muayene.. kesecik.. sonra kalp atışı.. sonraki randevuları beklerken sabırsızlanmalar.....

işte böyle..
şimdi bakıyorum hepsi bi çırpıda geçmiş gibi..

bi sonraki günlükte de şu ana kadar ki durumu özetliyim ki doğum öncesi kısma bebek alışverişlerine vs geçiş yapabileyim..
herkese sevgiler..


not : yazdıklarımı nadiren geri dönüp okuyorum..  içimden geldiği gibi yazmış olmak adına yapıyorum bunu ama bazen konudan konuya geçmiş olabiliyorum.. ne yapalım insan aynı anda birsürü şeyi düşünmek zorunda kalıyor bazen :) bi de geri dönüp düzeltirsem asıl anlatmak ıstedıklerımden sıyrılacakmısım gıbı gelıyor.. amannn falan filan işte.. sadece önemsemedıgım dusunulmesın yeter..

tekrar kocaman mutluluklar herkesee..



23 Mayıs 2012 Çarşamba

hamile kıyafetleri olmayan hamile kıyafetlerim :)

ne komik bi başlık oldu :)

dün yazmıştım artık ayaklarım belirliyo ne giyeceğimi diye.. bugün de neler giydiğimden ufak kareler yayınlayayım..

(eski yazılarda sık sık yazcam demiş yazmamışım :(  :) çok utandım hemen sabah sabah oturdum bilg. başına) 
(bazı kıyafetleri ütü sepetinden çıkardım :) maksat görünsün o kadar diiimi ama..  )

öncelikle bu aralar genellikle pamuklu ürünlere tahammül edebiliyorum.. ipekli  ürünler bile giyemiyorum.. enteresan şeklilde rahatsız ediyo beni herşey..


hamile giyim mağazalarında tesettürlü bayanlar için fazla seçenek yok.. içlerinde bi tek GeBe idare eder.. soldaki ürünü ordan almıştım tunik niyetine.. LCW"den aldığım bol paça hamile pantolonu kotum var onunla gayet rahat bir şekilde giyebiliyorum.. üzerine de bi trençkot.. ohh... hem rahat hem spor hem de reeboklarıma uyuyor :) daha ne olsun.. sağdaki ürünü ise koton'dan aldım.. hem de 19 tl idi sanırım.. aynı pantolon ve trençkotumla giyiyorum.. hem uzun hem rahat.. L bedeni gaayet iş görüyor.. sonra da giyebilirim..




bu kimine göre elbise kimine göre tunik olan şey de koton'dan.. öyle rahat ki.. içine bi body giy çık.. altına twist tayt pantolonumu giyiyorum beyaz.. vee ayakkabı olarak da dünkü yazımda gösterdiğim Nike spor ayakkabılarımı giyiyorum..


üzerine de tabiiki trençkot.. bazen sınıfta çıkarıyorum üzerimi sıcak olunca.. havalar da serin.. zaten ben sabahçıyım.. güneş doğup ortalık ısınana kadar dersim bitiyo :)




(geçen sen herry'den aldığım bi lacivert trençkotum var.. neredeyse hergün üstümde.. sadece şu son ıkı ay önü kapanmıcak.. onda da boyle bol tişörtlerle idare edicem inşallah..)




                                  
bu elbise de yine çooook rahat ettiklerimden.. aslında tek parça elbiselere bayılıyorum  giy ve çık.. inanılmaz rahatlık.. bu elbisede de yakanın kapalı olması çok kullanışlı oluyor.. özellikle de okulda falan :( :(
elbisem Roman'dan.. enteresandır ben bu elbiseyi taa geçen sene almıştım ve yazın rahat şekilde giyeyim diye de büyük beden almıştımm.. :) kumaşı keten gibi ama değil.. penye gibi ama değil.. hımmm sanırım keten penye :) biliyorum belki öyle bi kumaş türü yok ama olsun.. ben öyle söylüyorum o niyetle giyiyorum işte :)

en güzel tarafı da hamile değilken de giydiğimde herkes çok sevmişti.. ahhhhh ahhh :) 36 bedene bile uyarlanıyordu yanii:) ve şimdi de giyiyorum herkes beğeniyor ooffff offf 42 bedene bile uyarlanıyor yani :)

dahası hamilelik sonuna kadar da sığcam içine belli.. hiç kasmıyo çünkü..

bu aralar hiç giymedim ayaklarım ağrırsa diye.. ama 1 ay öncesinde Lacoste babetlerim ve çantamla bi de Zara'dan aldığım penye ceketle giyiyordum.. 







yine Roman'dan hamilelik öncesine ait bir elbise.. gayet kullanışlı.. üzerine ekru renkte incecik bi hırka giyiyorumm vee serin serin rahat rahat dolaşıyorum..

yaşasın aslında hamile kıyafeti olmayan hamile kıyafetleriiimmm :) 








bu arkadaşlar da Zara ceketimin vb ceketlerimin içine giymek üzere Zara'dan aldığım basic'ler..
fazlaca rahat.. hepsi de small beden ama benim XL karnım bile sığıyo :) hem de biraz uzun.. altıne bi kot etek ya da belden lastikli şeyyy etekklerden giy çık..  (neydi yaaa şeyy etek şeyy  hani şimdi çok moda, uzunn) hah buldum maxi etekler..işte onların ortama göre bazen içinde bazen dışında bırakarak giyiyorum.. 3 renk aldım.. siyah ekru ve gri.. sahiplerinin geçirdiği aşırı tembellik vakasından mütevellit 3üde aynı askıda can çekişyo.. bi ara ayrı ayrı askıya ascam.. :) ne kadar zor bir işse :)






 yehuuu.. soldaki twist gömlekiimmm.. onu çok seviyorummm.. 36 beden bi gömlek ama ben içine sığıyorummm :) öyle rahat ki.. hemen hemen her renk maxi etekle giyilesi var yani..

sağdaki ise ipekyol 36 beden bluzum.. böyle askıda garip bişe gibi dursa da çookk kullanışlı.. yine yine yine hamilelik öncesine ait.. önceden kemerle kullanıyordum şimdi ise kemersiz kullanıyorum.. içine de üstteki Zara basiclerden birini giyiyorumm..


evettt.. bu arada şöyle bi saate baktım daaa... acil duruuuummm... şuanda okula geç kalayazıyorum.. hemen kaklmazsam da bildiğin geç kalıyorummm..

hira giderrr vee herkesee güzel bi gün diler...

(biliyorum mevzu birden dannnn diye bitti ama idare edin lütfeeennn)

22 Mayıs 2012 Salı

bugün ne giyemesem :)

evett.. hamilelik başlarında ayhh bişeye sığamıyorum vs tümmm sözlerim meğer ne şımarıkçaymışş itiraf ediyorumm :)...
eğer o zamanlar sığamıyorsam şimdi... :)

sağolsun mevsimler bi tuhaf.. hava çok sıcak ama çok soğuk.. kupkuru ama yağışlı.. zaten kıyafet seçeneğim sınırlı.. iyice zor geliyor artık bir şeyler bulabilmek..

(aslında fazla abartıya kaçmak istemiyorum.. hamilelikte giyilip rafa kaldırılacak şeylere boşuna para vermek istemiyorum.. o yüzden biraz da sınırlı seçeneklerim.. daha sonra da giyebileceğim, kemerle bolluğunu kamufle edebileceğim kıyafetleri tercih ediyorum..)

başlık "bugün ne giyemesem".. çünküü kıyafetlerimin içinde bazı giyebileceklerim içine hala sığabildiklerim var amaaa ben giyemiyorum.. neden mi..
çünküü ne giyeceğime ayaklarım karar veriyo artık :)

şöyleki ayak topuğumda hamilelikle birlikte sannnki topuk dikenine benzer bişe oluştu şu zamanlarda..
henüz dr.a gitmedim.. ama hemen ayakkabı tercihlerimi değiştirdim.. kesinlikle babet giyemiyorum.. topukluyu hiç söylemiyim zaten.. hamilelikle gelen komik bi sakarlık durumu var kii evlere şenlik.. ufak bi topukta bile ne maceralar yaşarım kimbilir :) konudan konuya geçiyorum ama ben hatırladım güldüm siz de gülün baarii.. ikinci dönem okulun açıldığı ilk gün hafif topuklu ayakkabı vardı ayağımda.. hamileyim ama belli olmuyo.. kilomdan belli olmuyo.. kıyafetimden belli olmuyo.. millet aa çok şıksın nee bi de hamile misin dedikçe kasılıyorum böyle bi havalar bi havalar :) okula adımımı atmamla kendimi yerde bulmuştum :) :) temizlik görevlileri yeni silmiş dee vs vs.. Allah'tan öğretmen girişi ayrı da kimse görmedi.. kalkıp mosmor vaziyette gitmiştim sınıfa ya bebeğime bişe olduysa diye :) :) :) 

neyse dönelim ayakkabı konusuna hasılı kesinlikle anatomik birşeyler olması lazım.. akla hemen umreye giderken nerdeyse 200 tl civarında para verip aldığım KİFİDİSlerim gelebilir ama :( :( :( görüntüleri nedeni ile geldiği gibi de gider akıldan :) :) :) tamam umredeki bana sağladığı konfor için fazlasıyla minnettarım kendilerine.. amaaa sağda sizin de gördüğünüz üzere inanılmaz rahatlıklarının yanında görüntülerinin çirkinliği nedeni ile pek kullanamıyorum bu arkadaşları.. ancak kocaman bol paça pantolon veya ferace altına.. o da bellllkii :) umreden geldim geleli hiç giymedim daha mesela.. 


çok baktım şöyle rahat anatomik bir babet var mı diye hiç bulamadım mecburen spor ayakkabılara döndüm..
sonundaa REEBOK'ta karar kıldım.. iyi de yapmışım.. yaklaşık 1 aydır REEBOK'larımla ayaklarım yere basmıyo :) şaka değil cidden.. "easy tone" adlı ürünle sanki havada yürüyor gibi oluyormuşsunuz.. satış görevlisi öyle dedi.. :) nasıl bişeyse havada yürümek.. nasıl denemiş acaba :) şaka bi yana cidden benim favorim oldu bu ayakkabılar.. ilk iki hafta okul dışında giydim sadece.. son 2 haftadır da neredeyse hergün ayağımda.. gercekten baska ayakkabı giyemiyorum.. anında topuklarımda berbat bi ağrı başlıyor ve ayağımın üzerine basamıyorum.. ama bu ayakkabılarla saatlerce geziyorum bana mısın demiyor.. hatta zavallı eşim sürünüyo artık peşimde hala yorulmadın mı diye :) :)  bu ayakkabılar da yaklaşık 200 tl civarında idi.. biraz pahalı ama bence kesinlikle hak ediyor.. (altı silinip evde giyilesi bi durumu var o kadar yani :) )



gelelim benim emektar NIKE ayakkabılarıma.. diğer spor ayakkabılarımın yanında enn çok bunları seviyorum.. aldığım günden beri hep keyifle giyiyorum.. Allah'tan hamilelikte de beni yarı yolda bırakmadı.. sadece ben onların canına okuyorum.. hangi ayakkabıyı giysem tipi kayıyo çünkü :) sanki ayakkabıyı bi fil yavrusu giymiş çıkarmış gibi oluyo :) amaann işte güzel değişiklikler bunlar diyip kapatyorum bu konuyu..

yarın da kısıtlı ayakkabı seçeneklerim ile giyebildiklerimi yazcam inşallah..

şuanda karşımda süperrr bi deniz manzarası var.. herrkesin yerine bakıp bakıp huzur buluyorumm..

bu arada mübarek 3 aylar başlamış bulunmakta.. yapılması gereken ibadetler var.. netten bakabilirsiniz.. hemen bugün için bi namaz var mesela.. böyle fırsatları kaçırmamak lazım.. belki son fırsat diye sıkı sıkı sarılmak lazım.. inşallah Allah bolca ibadet etmeyi nasip eder.. bu hafta cuma günü de çok önemli.. neyse.. herkes biliyordur zaten eminim..

mutlu huzurlu hayırlı günleeerr.. hira kaçarr.. :)

19 Mayıs 2012 Cumartesi

hamile günlüğü 2

5 Aralık 2011  pazartesi günü öğrendım hamıle oldugumu..
aşure günü idi ve ben oruç tutmuştum..

(yıne hızlıca anlatıcam..)

oncekı hafta salı dr randevum vardı dr bana bıkac gun ıcınde test yaptır ıstersen ama emın olmak ıstersen ctesıyı bekle demıstı ben daha daha emın olmak ıcın pazartesıyı bekledım..
okuldan donuste hast. ugradım kan tahlılı verdım.. aksı gıbı normalde yarım saate cıkan tahlıl makıneler bakımda dıye ıkı bucuk saate cıkacaktı.. arkadaslrımla ıftar ıcın bulusacaktık.. ya test sonucunu alamayacaktım ya da arkadaslrımla bırlıkte alacaktım cunku ıftar yapacagımız yere benım arabamla gıdecektık.. amaaa test belkı negatıf falan cıkarsa dıye de tek basıma almak ıstıyordum..

ertesı günü bekleyemeyecegımı anladıgımda ıftara cok az kalmnıştı hızlıca önce hastaneye gıttım.. tahlıl sonucunu yazıcıdan cıkarırlarken gozume bı negatıf yazısı ılıstı :( hıc gerısıne bakmadan aldım katladım ve dırek arabaya doğru ılerledım.. sonraa tam arabaya bınecekken şöyle bı goz ucuyla baktım.. sonuc beta HCG 1274..

önce bı anlamadımm nasıl yanı yaa falan dıyorum kendı kendıme.. bu test bozuk heralde.. boyle beta HCG olurmu.. öncekı seferlerde 0,21 falan cıkyodu.. bu ne kadar yuksek boyle..

negatıf dıye gordugum kısma baktım kiii ne göreyım benım gordugum negatıf yazısı deger aralıklarını gösteren kısımda.. yanı sonuc kısmında degıl.. 1274 neredeeee o da 3-4 haftalık hamıle deger aralıgında..

baktım baktım baktımmm..
anladım ama anlamadım.. sadece arabaya oturdum.. ve bı anda bı saganak basladı.. gözlerımden bı anda o kadar gözyası nasıl aktı hıc anlamadım.. ve dılımdekı o şükür ifadelerini nasıl birbiri ardına sıraladım hıc farketmedım..

resmen bı 5 dakıka bu hal devam ettı.. sonra kendıme geldım.. test sonucuna defalarca defalarca baktım :)

arkadaslrımın nerdesın dısarı cıkalımmı telfonuyla arabayı calıstırdım.. ellerım tıtrıyo nefesım bı tuhaf.. km.lerce yol kosacak daglara tırmanacak parendeler atacak cıglık cıglıga bağıracak enerjım var ama ben hepsını ıcıme bastırmak zorundayım..

neden??
daha önce dedım ya benım ıcın "dr ne derse o" dıye :) sankı dr onaylamasa karnım burnuma gelse yıne emın olamıcam :)

arkadaslrımı aldım.. ağzım kulaklarımda resmen.. herseye guluyorum... ne derlerse olumlu yorum yapıyorum.. ıftar mönüsündekı herseyı begenıyorum.. amaaa güya bellı etmıyorum.. :) ıcım ıcımı yıyo dr.u aramak ıcın 5 dakıkada bır tuvalete falan gıdıyorum :) onun da hastası var muayenede falann..

sonunda yemek arası dr.a ulastım.. sakin sakinn test yaptırdım sonuc bu dedim.. dr çook sevınıp tebrık ettı veee benım hamılelık seruvenım basladııı :)

15 Mayıs 2012 Salı

soğuk bahar havası..

mrblar..
uzunn bı ara verdım farkındayım.. mısafırler, işe güce adaptasyon veee bebekk için hazırlıklar derken hıc yazamadım.. sımdı tekrar normal hayata donüş yapıyorum..
gercı havaların bı kapalı bı acık olması benı fazlasıyla sersemletse de ınsallah hamıle gunluğu ve bebek alısverısı gıbı postlarla kaldıgımız yerden devam edıcem..
sımdı kalkayım sabah sabah makıneyı acmıstım camasırlarımı katlayayım sonra asayım sonra okula gıdeyım geleyım ve post yazayım ınsallah..
gorsumek uzeree..

24 Nisan 2012 Salı

umre hazırlığı

öncelikle olaya bakış açımla giriş yapayım.. vakti zamanında bir hocamız demişti ki farz olan ibadetleri insanlara göstererek yapabilirsiniz, riya olmaz, çünkü farzdır, hatta öyle yapın ki belki birileri de imrenir ve onlar da bu ibadetleri yapar.. sünnet vb nafile ibadetleri ise mümkünse gizli yapın, çünkü aksi halde riya olabilir..
benim de bakış açım bu yönde.. mümkün olduğunca (helalleşmem gerekenler hariç) fazla kimseye söylemedim.. bende kalsın istedim.. 

bir de hediye meselesi var.. şahsen o konuda da çok açılmadım.. çünkü sadece ibadetime odaklanmak istedim.. kimsenin ne seccadeye ne tesbihe ne de tülbente ihtiyacı var.. sadece yakınlarıma ufak hatıralar.. o kadar.. en önemli hediye dualar, zemzem ve hurma.. burdan hareketle harıl harıl çarşı pazar da gezmedim..

bi de ucuz ucuz şeyler alıp sırf hediye vermiş olmak için insanlara takdim edemem, insanlara verdiğim değeri karşılayacak şeyler almak istesem bu kez de parasıyla baş edemem.. bi umre parası da böyle gider.. hasılı az, öz ve güzel şeyler aldım, az kişiye duyurdum ve sadece kendi iç dünyama yöneldim..

gitmeden önce eşim ve kendim için ayrı ayrı ihtiyaç listeleri yaptım.. evde zaten var olanları veya olmayanlardan da aynı yerlerden alınacakları belirledim.. ve sırasıyla ihtiyaçlarımızı temin ettim.. sonra da o listeye bakarak valizimizi hazırladım..

şimdiii gitmiş gelmiş biri olarak neler işime yaradı neler gereksiz biraz onlardan bahsedeyim..

öncelikle erkeklerden başlayalım.. şirketler hep verir mi bilmem ama bizim şirket ihram vermişti.. fakat biz yine de bi tane daha aldık.. şirketin ki ince gibiydi.. bizim aldığımızsa daha kalın.. kalın olanları alta ince olanları üste kullandık.. (yani eşim kullandı :) ) ve 2 tane olması da iyi oldu.. terleyince yıkamak zorunda kalmadık..

eşim ihramdan çıkarken traş olmak için kendi makinesini götürdü.. iyi de yapmış.. ordaki erkek kuaförleri bize pek hitap etmemiş.. (eşim öyle söyledi :) )

günlük kıyafet olarak eşime defacto'dan keten gömlek aldık ama rahat etmesi için normal bedenine göre biraz daha bol olmasına dikkat ettik.. hac ve umre malzemeleri satan yerlerdeki ürünler sair zamanlarda pek kullanışlı olmasa da ordan da 2 tane hakim yaka şile bezi gömlek ve 3 tane de keten pantolon aldık.. hepsini de gayet güzel kullandı.. hatta iki defacto gömlek daha olsa olurmuş.. çünkü çok terledi ve arada odada giymek için götürdüğü kıyafetlerden de kullandığı oldu..bu arada güneşten fazla etkilenmemek için gömlekleri hakim yaka ve uzun kollu seçtik.. bu da iyi bi tercih oldu.. bi de ihramlı olunan zamanlar dışında kullanmak için şapka da aldık yanımıza.. eşim kullanmadı ama bence o da iyi bir tercih olurdu..

sandalet olarak da Ceyo'nun bir ürününü tercih etti.. memnuın kaldığını söyledi.. sandalet alırken de tamamen deri olmasını ve ayak üzerini kesmemesini garanti etmek lazım..

bunların yanında eşim kendi şahsi bakım malzemelerini de aldı..

gelelim bana..
hiç olmadığım kadar sade oldum orda.. iki ferace ve bir de klasik umre kıyafeti (pantolon üstü uzun tunik şeklinde) aldım ve öyle de gittim.. orda da beğenirsin alırsın dediler.. pek alışveriş niyetinde olmasam da belki dedim ve işimi riske attım :) sonuçç.. hiçbişe almadım.. (almak isteyenlere önerim ise zemzem tower altındaki mağazalar.. bence en güzel elbiseler ve feraceler orda idi.. tek tek bakmadım.. yemek yemek için gitmiştik oraya eşlerle ve göz ucuyla baktım..ama beğendim..  ne yalan söyliyim elbiseleri aklımda kaldı.. hani göz ucuyla değil de tam anlamıyla baksaydım kesin birkaç elbise alırdım :) Medine 'de daha güzel ürünler var dedi arkadaşlar ben de zaten nefsimi köreltmeye çalışyorum hemen kandım(?) fakatt Medinedekileri de gördüm yine bi akşam beylerle gezerken.. hiiçç beğenmedimm.. ille de birşeyler almak isteyenler için mekkedekiler daha güzel.. bu arada eşim de epey şaşırdı gitmeden önce söylemiştim alışverişe değil ibadete gidiyorum diye ama pek inanamamış galiba :) )

neyse gelelim buradan aldıklarıma.. bı tane 75 liraya ferace aldım yandan bağlamalı inanılmaz sade bir şey.. (hamileler için en kullanışlı bu model dediler) bi tane de Fatih'teki Ferrace mağazasından aldım fiyatı 200 lira civarıydı.. o da sadeye yakın bişey.. fakaaatt bilin bakalım hangisi per perişan oldu orda.. tabiki 200 lira olan :) önden çıtçıtlı idi.. toplamda 4-5 kez ancak giydim o da yemekten yemeğe veya otobüsle gezmeden gezmeye.. o kadar.. her seferinde bi çıtçıtı söküldü.. kenar biyeleri attı.. taşları döküldü :) 75 liralık olansa maşallah taş gibi :) yarın her iki mağazaya da uğramayı düşünüyoruz eşimle.. birine teşekkür birine teessüf bildirmek için..
ha bu arada bence bi tane daha ferace olsa iyi olurmuş.. bi tane de ayrıca günlük kıyafet..
orda birşeyler yıkamak tamamen vakit kaybı çünkü..

Ferrace'den aldığım feracenin şalı çok güzeldi.. şifon gibi.. ama daha kalın iç göstermiyor.. çok yumuşak hafif bi ürün.. çook severek kullandım.. iki tane de hazır eşarplardan aldım.. onlardan da fazlası ile memnun kaldım.. başka şallar vs götürüp onu mu bunu mu takayım derdine düşmedim.. seçeneğimin az olması bana hız kattı giyindim ve çıktım.. bence çok da iyi oldu..

kolay abdest çorabı diye bişe sattılar bize.. ben hiç kullanmadım.. otellerimiz mekke'de de medine'de de hemen mescidlerin yanında idi.. abdest ihtiyacımı otelde odada hallettım.. belkı uzak otellerde kalanlar için lazım olabilir..

tavaf patiği diye satılan şeyler bence çok rahatsız ve gereksiz.. eşim hiç giymedi bile.. bense bir sefer giydim zaten hemen deforme oldu.. ki güya en kalitelisi idi :) onun yerine küçük (soket) spor çoraplardan altı havlulu olanlardan erkek ve bayan için ayrı ayrı 4-5 adet almak daha mantıklı..

ayakkabımı Kifidis'ten aldım.. dünyanın en çirkin ayakkabıları :D sanırım 180-190 tl ci,varında idi.. ama her lirasına değdi.. itiraf ediyorum odada bile ayakkabı ile dolaştım :) napiim ayaklarım çok şişti.. tabanlarım çok ağrıdı.. ayakkabım da çoooookkk rahattı :) bence umre veya hac sırasında kesınlıkle ayakkabı çok ama çok rahat olmalı ve en fazla yatırım ayakkabıya yapılmalı :)

bunların yanında boooolllca atlet türü şeyler götürmüştük ve onlar da epey iyi oldu..

ayrıca iki yastık kılıfı, çarşaf ve ince pike, havlular olmazsa olmaz şeyler.. dışarda hava sıcak olsa da mescid içlerinde klima çarpmasına karşı bir şal.. incecik iki seccade.. kokusuz sabun, kokusuz ıslak mendil, antibakteriyel jel ve diğer tatil malzemeleri muhakkak götürülmeli.. (bizim tatil malzemelerimiz de epey teferruatlıdır ve gayet de iş görür her seferinde)

biz Kur'an-ı Kerim de götürmüştük yanımızda bence pek gerek yok.. mescidlerde var ve oradan hatıra olarak aldığımız ince Kur'an gayet yeterli idi.. hac ve umre dualarının yer aldığı dua kitaplarımız hep yanımızda idi.. insan bazen içinden geldiği gibi dua ediyor ama bazen de kelimeler tükeniyor.. eşimin ve benim sırt çantamızda sürekli dua kitabı bulunuyordu..

sırt çantası demişken bize tur şirketi vermişti.. hafif bi kumaştan.. o da çok kullanışlıydı.. mescide girerken terlik yada ayakkabımızı poşete koyup sırt çantamıza koyduk.. eğer şirket vermezse bence muhakkak temin edilmeli.. (bu arada laf lafı açıyor bolca fazladan poşet de işe yarıyor..)

hemen hemen her tatilde olduğu gibi oda için terlik götürmüştük o da işimize yaradı..

para kesesi olarak küçük bir kese aldık bağcık kısmını biraz küçülttük ve ben kolye gibi boynuma astım.. hatta bazen boynumda bazen de sırtıma cevırıp orda tasıdım :)

muhakkak temel bir kaç ilaç almak lazım.. ateş düşürücü, boğaz pastili, boğaz spreyi, gargara, derece, soğuk algınlığı ilacı, vitamin.. biz almıştık hepsini bi şekilde  kullandık diyebilirim.. havası kuru insanın genzi boğazı kuruyo.. okyanus suyu ve burun pomadı da kurtarıcı oldu bizim için.. sonraa güneş kremi, güneş gözlüğü, ciltbakım kremleri de kullanıldı.. en önemlisi de vazelin kıvamında güçlü ayak ve topuk bakım kremleri de lazım.. zira sa'y ibadeti sonrası bu kremlerin kıymetini epey anlıyo insan :)

sanırım şimdilik bu kadar.. aklıma gelen olursa yazıyı güncelleyerek eklerim ara ara.. umarım birilerinin işine yarar bu bilgiler.. 

bi de ihtiyaç gibi değil de hazırbulunuşluluk babından söyliyim.. orada neredeyse her vakit namazın ardından cenaze namazı da kılınıyor.. cunku şehirdeki tüm vefat edenlerin cenaze namazı Mekke'de Mescid-i Haram'da Medine'de ise  Mescid-i Nebi'de kılınıyormuş.. kılması kolay sevabı çoook bol olan bi namaz.. ben hemen hemen her rastladığımda kıldım.. zaten farz namazı cemaatle kıldıktan sonra bı ıkı dakıka ıcınde muezzın duyuruyor tabı arapca olarak.. kılmak isteyenler hemen ayaklanıyor oradan da anlayabilir bilmeyenler.. 

evet.. bu kez cıkıyorum.. yok cıkmıyorum.. son olarak odanıza bi göz atın bı yerlerde bı dugme bulursunuz böyle cevrılen kademelı olarak ayar yapan bişe.. o ezan sesını ıcerde ne kadar duymak ıstedıgınız ayarladıgınız düğme.. son ayarda yaparsanız müezzin ezanı sizin odadan okuyormuş gibi oluyor :) tecrübeyle ve bir uyuyakalma sonrası sıçramayla sabittir efendim :) Allahtan orda müezzin kamet getirirken bile çıksan yetişme durumun var.. sokağa seccadeyi seren duruyor namaza :)

tmm.. artık susuyorumm... ee bunca umre muhabbetınden sonra şöyle kapamak lazım.. herkese "mea's selameh" :)

umre dönüşü..

umreye gidiş yazım yok ama umreden dönüş yazım olsun :)
geçen hafta umrede idik.. eşim ve arkadaş grubu ile.. çok şükür gittik gördük aşık olduk geldik..

hani derler ya nasip olunca gidersin diye.. aynen öyle hiç hesapta yokken eşimin arkadaş grubundan eskimeyen siyasetçilerden çookk değerli bi büyüğümüz bize emri vaki yaptı.. "gidiyoruz" dedi.. o kadar.. biz kem küm hamilelik nasıl olur vs desek de sağolsun hemşire de getiriyorum hem de 2 tane diyince biz kendimizi kutsal topraklarda bulduk..

umre öncesi feci yoğundu.. eşimin ortaklarından biri de vardı grupta.. büroda geriye bir ortak kalıyordu dolayısıyla onlar çok yoğun çalışıp arkadaşlarına iş bırakmamaya gayret gösterdiler.. geç saatlere kadar mesai yaptılar.. ben yazılı oku notları yaz alışveriş yap eşyaları hazırla öldüm bittim.. amaaa değdi.. her anına her dakikasına değdi..

içeriği bende kalsın.. neden sevdim niye sevdim.. herkes başka yönünü görür oraların.. ama ben herkese özellikle de gençken tavsiye ederim..

her giden bahseder yaa Kabe güzel, Mescid-i Nebi güzel ama Araplar öyle böyle.. ben görmedim bir şeylerini.. çünkü görmek istemedim.. normalde her şeye hassasiyet gösteririm oysa.. hemen midem bulanır falan.. çok hijyenik olsun her yer isterim..

ama orada görmedim görmek istemedim.. özü daha önemliydi benim için.. görünenin arkasına bakmaya çalıştım.. bazen sokakta namaz kıldım.. çöp kokularının arkasındaki gerçek gül kokusunu aradım hep.. enteresandır ama Arapların yüzlerine baktım "O" da böyle mi giyinirdi böyle mi konuşurdu diye.. hep "O"nu aradım belki ruh-u manevisi ile aramızdadır diye..

çoookk güzeldi.. Medine'ye gidince Kabe'yi özledim hemen.. Türkiye'ye dönünce Mescid-i Nebi'yi.. şimdiden düşünmeye başladım bi daha ne zaman gidebiliriz diye..

herrkese tavsiye ederim gerçekten.. hamileyken de.. çocukluyken de..

ben çok rahat ettim çok şükür.. Allah öyle güzel korudu ki.. herkesin itiş kakışla girebildiği yerlerde farkına bile varmadan buluverdim kendimi..  tavafta kendimi kaptırmış dua okurken bi baktım Kabe'nin yanındayım.. kimse yok.. dokundum öptüm doyasıya.. mescid-i nebi'de oturdum uslu çocuklar gibi sıramı bekledim.. görevli bayan polisler hamile olduğumu öğrenince resmen özel korumalık yaptılar bana bi baktım enn öndeyim..

bebek de öyle sevdi ki oraları.. sakin sakin dururken Kabe'nin karşısına gelince tekmeler başladı hep.. hele Ravza'da.. resmen o da ayrıca yaptı ibadetini..

çok şükür.. tadı damağımda kaldı.. inşallah tekrar tekrar gideriz.. başkalarının gitmesine de vesile oluruz.. bize sebeplik edenlerden Allah razı olsun inşallah..

şimdilik bu taptaze duygularımı paylaşayım.. tavsiyeler ihtiyaçlar konusuna da el atacağım inşallah..

aranızda umreye hacca gidenler varsa duygularını benimle paylaşırlarsa çook sevinirim.. hatta bizden sonraki gidecekler için öneri ve tavsiyeler yazısında da yardımcı olabilirsiniz..

herkese hayırlı günler..