30 Ağustos 2012 Perşembe

beklenen doğum..

9 Ağustos Perşembe günü 40. haftamız doldu..

dr'a muayene için gittik.. baktık ki oğlumuzun keyfi yerinde..
dünyaya gelmeye hiiç niyeti yok.. bi dee maşallah baş çevresi, kilosu ve boy uzunluğu azıcık çok.. anlayacığınız ne oğlumun doğmaya niyeti var ne de benim doğurmaya.. kopamıyoruzz birbirimizden.. :)

bizim ana-oğul tembelliğimiz üzerimizde iken dr demesin mi yarın sabah alalım artık.. normal doğum şansı kalmadı.. beklemenin anlamı yok..


evet.. elbet bi gün doğacak bebek.. hatta günlerdir eşyalarımız arabada geziyo.. hatta o gün dr.a giderken bile evden hastaneye gider gibi ayrılınıyo amaaa.. o an gelip çatınca insan yine de bi hoş oluyo..



"nasıl yani yarın mı hemen mi çok çabuk değil mi" şaşkınlıklarının arasında epidural sezaryene karar verilip hastaneden ameliyat için randevu alınıyo ve hatta hastaneye gidip anestezi uzmanınca muayene edilip kan tahliller veriliyo.. doğum fotografcısı aranıyo.. ank.da hali hazırda gelininin doğumunda bulunan anne ilk uçakla getirtiliyo.. hastane ziyaretçilerine verilmek üzere Havuzlu Han'dan alınan arkası magnetli ve lavantalı minik biberonlara Pelit'ten alınan çakıl çilolatalar ve mavi büyük drajeler dolduruluyo.. gece 12'den sonra yemek yenmeyip, 3'ten sonra su da içilmeyerek yarım yamalak bi uykunun ardından duş alıp elinde çantalar hastanenin yolu tutuluyo..


hiç abartmıyorum hepsi ama hepsi "nasıl yani.. yarın mı.. hemen mi.. çok çabuk değil mi.. 10 saat kaldı.. düşünsene yarın bu saatlerde kucağımızda olacak.. aa 7 saat kaldı.. biraz uyuyayım.. 5 saat kaldı.. biraz daha mı su içsem.. duş alayım.. eşyalar tamam dimi.. hadi çıkalım.. ne kaldı şurda.. inanmıyorum bi kaç saate kucağımızda olcak.. aaa resmen gidiyoruz.. arabadayız.. babası bak oğlum da heyecanlı nasıl garip hareket ediyo.. ya yetişemezsek.. hadiii gecikiyoruuuzz" cümleleri arasında yaşandı..


vee (bi kaç ay öncesinde rüyamda da söylendiği üzre) 10 Ağustos Cuma sabahı oğlumuz dünyaya geldi..


detaylar için tık tık bilgisi :)
doğum sonrası 1. kısım burada
doğum sonrası 2. kısım burada
doğum sonrası 3. kısım burada

23 Ağustos 2012 Perşembe

Bı uyuyup donucem..

Doğumumuz gerçekleşti çok şükür.. Ben de bebeğim de iyiyiz.. Bı de uyursam inşallah geri eski günlerime benzer bı hayata dönüş yapabilirim gibi.. Ama iste uyursam.. Oğlum fırsat verirse :) okuyanlar dua eder belki bebeğimin gaz sancıları olmaz ben de rahat ederim..
Şimdilik bu kadar..
Tüm detaylar başka zamana artık..

2 Ağustos 2012 Perşembe

hastane çantamda neler var? (ilaveler)

  • yakın zamandaki tahlillerim
dr.um hastanede çalışmıyor.. özel muayenehanesi var.. dolayısıyla eski tahlillerim yanımda olsa iyi olur diye düşündüm..

  • kimliklerim
nüfus cüzdanımı ve evlilik cüzdanımı koydum.. evlilik cüzdanı şart mı bilmiyorum.. ben koydum..

  • ilaçlarım ( elevit, ferplex fol, osteocare, efa daily, magnurm)
dr.um doğumdan sonra da bi müddet ilaç kullanacaksın o yüzden hiç bıkmaya kalkışma :) demişti.. ben de yanıma hepsinden azar azar aldım..

  • cep tlf şarjım
  • fotograf makinem ve şarj cihazı
mümkünse fotograf makinesinin hafıza kartı boşaltılmış olsun

  • anı defteri
hem benim tuttuğum günlük hem de oğlum için ziyaretçilerin birkaç şey karalayacağı defter işte.. bilmem ki insanın hali fırsatı kalır mı..

  • cevşenim ve kur'an'dan belli bölümleri içeren dua ve sure kitabım
özellikle ashab-ı bedir'i içeren cevşenlerden olmalı..

  • üzerine bolca dua okumaya gayret ettiğim hurmalarım :)


  • hastane odası süsleri

kapıya sarmak için sade mavi bir tül..
açık mavi tonunda tercih ettik..

yine kapıya asmak için abartısız bir süs..
sağda görüldüğü üzere çok abartılı bi durumu yok..







duvarlara yapıştırmak için
açık mavi nazar boncukları
ve
beyaz mavi papatyalar..
arkalarında kendi yapıştırma bantları var..







bir de "canım oğlum" yazısı ile iki tane tavandan sallanan süs..

süsler böle açılıp uzun bişeye dönüşüyo ayıcıklı falan :)





çok abartmak istemedim doğrusu.. haa bunlar az mı diyenler olabilir.. şöyle ki sırf merakımdan bunları gidip eminönü havuzlu han'dan aldım.. bebe çeyiz sarayından.. ordaki satılanları ve alınanları görünce benimkiler gaaayet sade kaldı cidden :)


  • bebek kurabiyeleri
henüz sipariş bile vermedim.. yetişmez diye kurabiye yerine pelit'ten birşeyler almayı düşündüm.. yani bi de geldi gelmedi stres olmiyim diye kurabiye işini mevlute bırakmıştım.. ama birileri ile görüştüm yetişirse daha doğrusu 3 gün icinde yapıp gönderırlerse hemen resimlerini çeker buraya koyarım inşallah..

normalde hastaneye çok ziyaretçi beklemiyorum.. eşimin ailesi ve bi kaç arkadaş belki.. çünkü benim ailem hayli kalabalık akrabalarım da öyle ama hepsi ank.da.. ist.da da sadece eşimin ailesi var.. bi kaç akraba da var ama biraz kültürel olarak hastanede ziyareti tercih ediceklerini sanmıyorum..

o zaman bu hazırlıklar niye der gibisiniz..
heeerrşeyyy oğluşumla bize anı kalması için.. bi de doğum fotoğrafçımıza malzeme çıkması için :)

hayırlısı ile yetişir de çekerse ( biz avrupa yakasında fotoğrafçımız anadolu yakasında.. bakalım.. ya nasip) ilerde bakarız.. olmadı kendimiz çeker bakarız..fena mı olur.. :)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

hastane çantamda neler var?? (anne eşyaları)

öncelikle şahsen bu kadar eşya götürmeyi planlamıyordum..
ammaaa yeni doğum yapan arkadaşım beni arayıp
"ne yap et fazla eşya götür, sırtında mı taşıyosun ayol, dursun işte arabada, ben çektim sen çekme..
eşim 3 kez eve gitti geldi, o oldu bu oldu...
ben ank.da bu kadar mağdur oldum sen bi de ist. trafiğinde....
nee evinle hastane arası 40 km miii sakıııııınnnn...."
şeklinde telaşeler estirip kafamı ütüleyinceee
ben de bi ilk elden kullanacaklar bi de arabayı bekleyecek yedekler
şeklinde iki çanta yaptım vee ortaya bu durum çıktı..
baştan uyarayım vee listeme geçeyimm..


  • 1 adet gecelik sabahlık ve pijama şeklinde takım.. 
bu seti ykm'den aldım.. miss claire ürünlerinden..
gecelik ve pijamayı M beden sabahlığı ise S beden tercih ettim.. en güzel tarafı doğum sonrası da kullanabilecek olmam..

tacım ise Forever New'den.. birebir uydu.. gelin takımı gibi oldu :)


öyle klasik bi pijama takımı olsun istemedim.. biraz değişik bi dokusu var..
hatta uzun süren arayışlardan sonra eşim de görünce "tam senlik" diyebildi.
gecelik de pijama takımı da önden açılabilen türden..

yalnız bu cicilerin elime geçme süreci epey sancılı oldu..
uyarı da bulunma baaabından anlatayım hemen konuyu..

(merak etmeyenler direk bu italik kısmı es geçebilirler)
:)


bu takımı
anneler gününde ykm'de ki %50 indirimde aldım.. taa uzaktan görür görmez
"neymiş o yaff güzell bişeye benziyor"
diye ilerlerken
benden önceki bi kızcağız aldı eline, taammm da bana olacak bedenlerden bir seri yaptı çıktı..
ben de sabırla sıranın bana gelmesini bekledim..
fakat sabrın sonu o an için selamet olmadı..
çünkü
kızcağızdan geriye kalanlar hep büyük bedenmiş..

neyse "sağlık olsun ama pek de güzeldi, tam da istediğim gibiydi...." diye hayıflanırken
satış görevlisi bayan geldi
ve
dedi ki
"isterseniz siz hazır indirimde iken alın bu büyük bedenleri, 10 güne kadar bedenler gelicek, o zaman ararım, gelip değişim yaparsınız.."

biz bi şaşırdık ama olur mu olmaz mı diye tereddüt edip,
"amaan ne gerek var stres yapmaya, başka yerden bakarız"
moduna geçmişken
"hiç tereddüt etmeyin zaten yeni sezon ürünü, kesin beden gelicek, ben zaten bu markanın görevlisiyim,
hatta isterseniz bir ürün dağıtımı yapan şefimi arayıp teyit edeyim" dedi,
aradı ve beden yazdırdı, bayaaaa bi teyit etti..
biz de ikna olduk..
bayanı tanımıyoruz elbette ama ykm'yi tanıyoruz..
herhangi bi ürünü 1 ay içinde götür, sebep sunmadan "geri vercem" de,
hiç ikiletmezler..
ya çek verirler ya da para iadesi..
dedik "10 gün sonra olmadı iade yaparız olur biter"..

neyse
10 gün geçti gittim ben, bayan yok,
15 gün geçti, gittim, az önce çıktı, yemeğe indi  vs vs.. 20 gün oldu.. bugün izinli....

ha geldi ha geliyor derrken
bizim iade süremiz doldu dolacak, bayanı bi türlü bulamıyoruz..
nihayet
bi gün karşılaştık.. ama o anneler günündeki tavırlar falan gitmiş, bambaşka biri var karşımızda..

baalll gibi hatırlıyor ama biz yine de ürün değişimi için geldik falan dedik fazla muhatap olmamak için,
abla bize demesin mi
"yaa efendim herkes sizin gibi yapmış, hazır indirim varken büyük küçük demeden almış, ürünler tükenmiş,
şuanda Türkiye'de yok bu üründen bi daha.. işte indirim olunca böyle oluyo.."
:D
hahhhhh
tabiii biz kocamaaan çooook sinirlendik..
sanki bizim iş güzarlığımız gibi anlatıyo.. sanki kendi önermemiş, yok şefini aramamış gibi..
neyyyyse
kendimizi hatırlattık, hani dedik siz önerdiniz, sağı solu aradınız, biz ondan sonra aldık falan..
bu seferde bi acımalar vs vs..
anlayacağınız ablamız,
gelene satmış gidene satmış, bedenler birbirine girmiş, herkes bir başkasının elindekine talip aslında, ama önemli mi.. kendi primini artımış o, gerisi ne gam yani..
olan
s isterken xl alana, l giyerken m bedeni alıp elinde kalana olmuş..
:)
bi de güya bizim için not aldı, hangi bedeni falan diye, resmen bakkal defteri gibi, en az 50 kişi var orda beden değişimi için bu abladan haber bekleyen..

yine bi neyyyyse diyip,
gerekli yerlere şikayetimizi belirttikten sonra
ürünleri iadeye karar verdik..
ammaaaa
bi gün başka bir ykm'nin önünden geçerken
"bellkkkkii..." diye bakıp istediğimiz bedenleri bulmamızla
arabanın bagajında demirbaşa dönüşen bizim büyük bedenlerden kurtulup esas takımımıza ulaştııkk..

( diğer ykm'lerde olma ihtimali aklımıza geldi tabi daha önce ama hani hatırlarsınız,
bizim satış görevlisi aradı taradı elinde telefon saatlerce güya sağa sola koştu da
"türkiye'de yok şu an bu üründen" diyip bizi bitirdi yaa,
ondan biz de gerçekten yok sanmıştık..
oysa varmııışşşş..)

işte bööle..

yaniii
siz siz olun..
nnaslaaa
ama naslaaa yapmayın böle şeylerr
:)
biz de yapmazdık ammmaaaa
sanırım bazen cidden basireti bağlanıyo insanın..
naslaaa'lar "hımmm.. neden olmasın"lara dönüşüveriyo
:)


eveeettt.. nerde kalmıştıkk..
  • 2 adet önden düğmeli gecelik ve 2 adet pijama takımı 
eğer doğum en başından sezaryen olacaksa pijama tercih edilmeli.. normal doğumlar için gecelik sezaryenler için pijama takımı öneriliyor.. bizde durumlar henüz belli değil.. ben de "ne olur ne olmaz" diyip tedarikli olmak istedim.. bu arada gecelikleri de pijamaları da dagi'den aldım..


solda biri krem rengi diğeri gri iki gecelik görülmekte..
biri 36 diğeri 38 beden.. kalıpları öyle güzel denk geldi ki.. önden pileli bollaşıyor.. yani boşuna lohusa geceliği alıp sonra kullanamamaktansa daha sonra da kullanabileceğim şekilde..






evett gelelim pijama durumlarına.. sağdaki pijamam kısa kollu..
yine önden düğmeli bir model..








üzerine "adını Ferace koydum" diyebileceğim bu sabahlığı aldım :)
yine dagi'den..

bildiğiniz pardesüden biraz daha kısa ve penye rahatlığında..








bu arkadaş da ikinci pijama seçeneğim.. lacivert uzun kollu pijama takımı.. ama ben bu takımı U.S.Polo'nun elbiselerinden XL beden kırmızı elbiseyle tamamladım..
yani pijama üstünü bi nevi gömlek hırka gibi birileri girip çıktığında üstüme almak adına kullanıcam.. önü açık olarak..
lacivert armalı kırmızı elbisemin altına bu pijamanın lacvivert altını giycem..

( inşallah tabi )


  • bol rahat bir çıkış kıyafeti
ben etek ve üzerine salaş bi üst giymeyi düşündüm.. şöyle ki.. şuanki kıyafetlerimden zerre haz etmemekteyim.. ha gayret bitti bitiyo diye yeni hiçbişe almadım.. nasılsa okul da tatil evdeyim diye hep aynı şeyleri giydim hem de hemen hemen hergün.. yıka ütüle giy yıka ütüle giy.. en son eşime dedim, "bak uyarıyorum bi gün evin ortasında yakabilirm bu iki üç parça şeyi şaşırma" diye..

neyse efendim gerekli girizgah yapıldı ise
ben bi blogta (sahibesinden izin alınca link bırakacağım) gördüğüm ve pek bi beğendiğim beyaz zara eteğin siyahını aldım koşa koşa :)
neden siyahh.. çünkü beyazda beden yoktu :) yoksa bizzat aynısını alacaktım cidden..
hem çok beğendiğim hem de cidden bedenime göre hiç eteğim kalmadığı için..
gittim ve s bedenini aldım baktım ben ve kocaman karnım sığıyoruz içine.. hemen koştum kasaya.. zaten son zamanlarda aldığım tek kıyafet de bu etek oldu..
(tmm tmm bi de geçenlerde gelin olmuştum bu postta.. o elbisemi de unutmayayım..)
neyse..
ne diyordum..
eteğimin üzerine de birşeyler bakacaktım kii aklıma
daha önce bu postta resimlediğim zara salaş basiclerim geldi nasılsa birini giyerim uydururum dedim..
ve yine aynı postta görebileceğiniz ipekyol salaş bluzumu de koyunca çantaya
rahat çıkış kıyafeti de tamam oldu.. 


  • hastane odasında giymek için rahat bir terlik 

ben yeni aldığım ama burada anlattığım isilik sürecinde bi parça şavtı kayan birkenstocklarımı götürcem :(.. minare yıkılsa da mihrap yerinde :)


yani en azından rahatlık şartını hala karşılamakta.. daha ne olsun..

resmi de 1 haftada terlik nasıl maffffediliri herkese göstermek için koydum
:)


  • rahat edilebilecek bir iki şal veya tülbent
doğum sonrası fazlası ile ter olabilirmiş.. ter kokulu birşeyler kullanmaktansa fazla götürmek en iyisi..


  • 1-2 adet çorap 
kesinlikle yaz ayı bile olsa doğumdan sonra üşüme olur dediler.. ben iki adet attım çantaya..


  • emzirme çamaşırları ve büyük boy çamaşırlar
nasılsa sonra da lazım olacak diye ikişerli üçerli aldım emzirme çamaşırlarından.. büyük boy çamaşırlardan da 5'li paket şeklinde olanlardan aldım..
yine dagi'den..


  • mothercare kullan-at çamaşır
anlaşılacağı üzere mothercare'den aldım.. 5'li paket halinde satılmaktalar..


  • cilt bakım ürünleri, ağız bakım ürünleri, mini boy şampuan, mini boy duş jeli, mini boy vücut losyonu, deodorant, ayna, tarak vs
ne kadar kalacağınız ve ne kadar kullanacağınıza bağlı olarak siz artırıp eksiltebilirsiniz..
vakti zamanında biotherm'in fazlaca verdiği makyaj cantaları işe yaradı :)



  • havlu
  • lansinoh krem ve göğüs pedleri
  • bolca hijyenik ped ve 1-2 adet hasta bezi
  • ıslak mendil ve kağıt havlu
  • kirlileri koymak için boş poşet




yalnız
şöyle bi baktım da çok da bişey yokmuş yaff.. ben resimleri çekip bloga yüklerken yıldım da ondan baştaki uyarıyı yazdım galiba.. yoksa ne var canımm..
şuncacık eşyam bi de önceki postlarda görülen english home sepetim..
çok değil çok.. ilklerde olur böle acemilikler :)



hem bunları da ölee üst üste şu da lazım bu da piskopatlığı ile almadım..
kimi geçen sezon sonundan kimi bu sezonun sonundan..
derlendiler toplandılar bir araya gelip birbirlerine uydular.. bana sadece çantaya yerleştirmek kaldı, o kadar :)


şimdi de geri sayım yapıyoruz.. yakında 40. hafta da dolacak.. kendi gelmek istemezse biz biraz bozucaz oğluşumuzun rahatını artık.. heeerşeyin hayırlısı..


31 Temmuz 2012 Salı

no comment !

sadece öğrencilerim için açtığım bir face adresim var benim.. malesef biraz fazlaca argo konuşabildiklerinden ve gereksiz bir samimiyet olmasını istemediğimden onlarla bu hesaptan iletişim kuruyorum..

geçen hafta bi sabah açtım ve açmamla gözlerimin dolması bir oldu.. 3 sene dersine girdiğim ve önceki yıl mezun ettiğim öğrencilerimden bir tanesi vefat etmiş
:(
hem de aşırı alkol, sigara ve diğer öğrencilerden duyduğum bi çakmak gazı çekme hikayesine bağlı kalp krizinden :(
düşünsenize sadece 1997 doğumlu..

zaman zaman resimlerine bakarken görüp hep üzülüyordum.. elinde kendinden geçercesine dumanını çektiği (benim her seferinde inşallah uyuşturucu bir madde değildir diye iç geçirdiğim fakat vefatının ardından yazılan arkadaş yorumlarından sonra artık emin olmadığım) avucunun içine gömülü sigarası, önünde biralar vs vs vs..
insan uyarmak istiyor ama bir yere kadar müdahale edebiliyor.. okuldayken bi nebze daha etkili olabiliyorsun ama mezun olduktan sonra zor.. ortam müsait.. aile yapıları müsait.. inanç noktasındaki eksiklikler had safhada..

bana sadece üzülmek ve dua etmek kalıyor..

derslerdeki kendince aykırı halleri, cool olma çabaları, herkes ders içi etkinlik yaparken gelip benimle felsefe yapma çabaları, herşeye rağmen kalbinin tertemiz olduğundan zerre şüphe etmeyişim.. hepsi hepsi aklımda..

o gitti.. ya diğerleri..
facede resimlerin altına yapılan yorumları görmelisiniz..
"sen gittin şimdi ben kiminle sigara içicem"den tutun, "beni bekle gelicem orda da içicez"lere kadar ne ararsanız var.. 

öyle çok çaba sarfettim ki birşeyler öğretebilmek için ama nafile.. okulumun ortamı "öğretmenim ben ilk kez 4 yaşında iken bira içtim.. babam şaka olsun diye bi de denemek için meyve suyuma bira katmış" diyebilecek öğrencilerden oluşuyor..
veya alkolun haram olduğundan bahsettiğimde "ne yani öğretmenim bi arkadaşımızın doğum gününe gidince içemicek miyiz" diyen 6. sınıf öğrencilerinden..
hormonları sanki 25-30 yaşında bir yetişkinin ki gibi çalışan, karşı cinslerine duydukları kesinlikle masum bir aşktan ibaret olmayan ötesini de yaşamaya hazır olan davranışlarını görmemek için adeta kör olmak gerekiyor..
hepsi mi öyle.. hayır elbette..
ama çoğu öyle..

aslında küçücükler ama kocamanlar.. bedenlerine büyük şeyler yaşamaya çalışıyorlar ama başaramayıp altında eziliyorlar..
dahası yaşananlardan ders çıkarmayı hiç ama hiç bilmiyorlar..
doğrusu şimdi daha bi endişe ediyorum resimlerine bakarken.. acaba yakında içlerinden bir tanesinin daha kötü haberini alır mıyız diye..
bakıyorum ve hiçbirine kıyamıyorm..

ama onlar..
alkol, sigara, uyuşturucu nedeni ile kaybettikleri arkadaşının ardından hala sigara ve alkolden bahsedebilecek kadar bihaberler kendilerinden ve gerçeklerden.. hiçbiri daha tam olarak farkında değil sanki.. hatta çok olağan birşeymiş gibi davrananlar bile var..

gerçi şaşırmıyorum bu hallerine.. bu benim aynı dönemden vefat eden ikinci öğrencim.. diğeri de bir okul çıkışında trafik kazasında vefat etmişti.. 3 senedir dersine girdiğim ve normalde çıtı çıkmayan çocuk biraz yerinde duramamıştı da ben de ona bakmıştım bi an ve o mahcup bi şekilde başını önüne eğmişti..
bi kaç gün sonra da vefat etmişti.. günlerce etkisinden kurtulamamıştım..
göz göze geldiğimiz an hiç çıkmamıştı aklımdan.. dahası daha bi gün önce okumuştum yazılısını.. düşünsenize bi gün önce yazılısını okuyorsunuz ama bi gün sonra o yazılının ve notun hiç anlamı yok..
o yazıyı yazan kişi ertesi gün toprağın altında..
hatta vefatından sonraki ilk derste yanlışlıkla listenin en sonunda onun ismini de okumuştum ve sesim kısılarak notunu söylemiştim.. 90 almıştı ama artık anlamsızdı..
ben kendime gelmeye çalışırken sınıfta gürültüye başlayınca "çocuklar bi parça hislerime saygılı olabilirsiniz.. siz hiç mi etkilenmediniz" diye belki eğitimsel açıdan sorulmaması gereken bi soru sormuştum sınıfa.. fakat aldığım cevap benim için gayet eğiticiydi.. "napalım hocam hergün mü ağlıcaz, ölenle ölünmüyo ki"..
hergün dediği sadece 2 gün öncesi idi..
sırasına konan çiçeğe ve kocaman resmindeki gözlerine çevirdim başımı.. formalitenin ne demek olduğunu anlamam uzun sürmedi..
oysa cenaze töreninde bu öğrenciler oradaydı.. işte arkadaşları gözlerinin önünden tabutun içinde.. sonra mezarlıkta toprağın altında..
ben "çocuklar çok mu etkilenir ki" diye endişe ederken onlar "ölenle ölünmüyoki"yle çoktaaan atlatmışlardı herşeyi..

dediğim kadar varmış dimi.. ondan artık şaşırmıyorum yorumlarına..
onlar duyarsızlığa ben de onların duyarsızlığına gayet alışmış durumdayız..

Allah hayırla ıslah eylesin hepimizi ve korusun gençlerimizi..
bizleri de mesleklerimizi hakkıyla yapabilenlerden eylesin.. bazen nefesim tükeninceye kadar anlattım sorularını yanıtladım tenefüslerimi harcadım onlara ulaşabilmek için..
ama yetmemiş anlaşılan.. ya da bu kadar yetmiş..


bu kadar yorum dolu bir yazıya başlık hiç olmadı farkındayım
ama o başlık,

çocukları "seçmeli" olarak Kur'an dersi ile karşılaşacak diye ödü kopanlara..
veli toplantısında "çocuğunuzdan memnunum" dediğimde bunu hakaret olarak algılayıp "ama nasıl olur bizim dinle diyanetle hiç işimiz olmaz ki" diyenlere..
çocuğunun karnesinde din dersini zayıf görünce "ama herkesin imanı kendinedir, siz nasıl benim çocuğuma 1 verirsiniz" diyip benim bilgiye değil imana not verdiğimi zannedenlere..
4 yaşındaki çocuğuna şaka olsun diye alkol içirenlere..
"kızınız okula gelmiyor siz okulda zannediyorsunuz ama o erkek arkadaşının evine gidiyor, bilginiz olsun" dediğimizde "çocuğumun özel hayatına karışamazsınız" diyen annelere..
kızının eteği istediği kısalığa ulaşıncaya kadar 3-4 kez terziye gidip eteği süper mini hale getirebilecek kadar "boş" vakti olan velilere..
hepsine ama hepsine kocaman bi "no comment" gelsin benden..

çünkü gerçekten "no comment!"
hepsi bu..

25 Temmuz 2012 Çarşamba

nem+sıcak+nem+sıcak+nem.. = ayaklarda isilik:(

afakanlar bastı basacak beni derken nihayet perttt vaziyete geçtim :( yahu içim daralıyo içim.. soğuk duş almaktan mı bıkayım yok şu kremi de sür aman bunu ihmal etmelerden mi yorulayım hiiiçç bilemedimm.. canım hiçbişe yapmak istemiyor.. evde elimde 1,5 lt.lik su şişesi geziniyorum.. içip içip güzelleşiyorum
:(
oruç tutamıyor olmak, teravihe gidememek, Ramazan modunda olamamak, hatimlerimi istediğim sıklıkta okuyamamak, mukabeleye katılamamak, sıcaklarda kocaman göbişle eve tıkılıp kalmak yetmezmiş gibiii
bi de ayaklarımda isilik çıktı :)
şaka gibi dimi.. isilik.. hem de ayakta.. 37 numara ayaklar oldu 39 numara.. basamıyorum üzerine yürüyemiyorum yanıyo kaşınıyo bööööööööö berbat bişe.. şimdi ufak ufak sönme ve geçme evresinde..

başka hamilelerin de başına gelmişse diye hemen bi ilaç bilgisi vereyim..
dr.a gitmeden önce isilikler azıcık bi bölgede iken unibaby pişik kremini sürdüm.. pek kar etmedi.. sonra abdest sonrası gülsuyu sürüp kurulayıp utalk pudra kullandım.. sonuç yine olumsuz..
eşimle sahile gittik.. o denize girdi ara ara şişeyle deniz suyu getirdi ayaklarıma döktük.. o an ve o gece için süper süper süperdi.. fakat ertesi gün için değildi..
hasılı küçücük isilikler pıtır pıtır ayaklarımın üzerini kaplamaya başlarkeneeee soluğu dr.da aldık.. "advantan m losyon" ve "excipial lipo" verdi.. koşa koşa gittik aldık ve hemen sürdük.. fakatt o da ne.. akşama isilikler bileklerime çıkmasın mı.. üstelik ben bu kremin (advantandan bahsediyorum) bir miktar kortizon içermesine göz yummuşken..
akşama doğru sağdan soldan fikirler öneriler yağmaya başladı.. "eumovate" isimli kremi aldık.. içindeki kortizon bi hamile için çok fazla çıktı.. en son nöbetçi eczanenin önerdiği "kalmosan krem"i yetiştirdi eşim.. tanıdık dr.lara vs sorup hepsinden de onay alınca başladık kalmosanlanmaya :)
değişik bi krem kuruyunca pudra gibi oluyo.. yıkayınca hemen gidiyo.. sonra bi bakıyosun ayaklar yine pudralı pudralı falan ama başarılı.. yani en azından diğerlerine göre..

nihayet 5-6 günlük isilik macerası şuan itibari ile hafif kaşıntılı, soyulmalı, parmak aralarındaki deri kalıntılı :( sürece geçmiş durumda.. ayaklardakiler hafifleyince bi anladım ki meğer ellerimde fena durumda imiş ama zavallılarla ilgilenen olmamış.. ya da "nasılsa onlara ulaşabilirim" diye durumları pek kaale alınmamış..
( 9,5 aylık bi hamile için ayak bakımı en imkansız şeylerden biri.. zavallı eşim 5 yıldır görmediği kadar gördü ayaklarımı şu 5-6 günde :)  )

hasılı..
Allah bu sıcaklarda heeerkesin yardımcısı olsun.. tüm hamilelerin, hastaların, dışarda çalışanların..
umarım çok şikayet dolu bi post olmamıştır :(

az kaldı az.. hayırlısı ile geçecek bu zor günler..
hayyydi selametle..


not:
bu posttan 2 gün kadar sonra tekrardan hortlayan isiliklere hiç birşey kar etmeyince
ve ben yerinde duramaz hale gelince herşeyi göze alıp eumovate'yi kullandık..
ve tek seferde sonuç verdi..
tekrar kullanmama gerek kalmadı..
burdan şunu anlıyoruz..
demek ki bu krem gerçekten bol kortizonlu ve tehlikeli bi krem
:)
ama ben kendisini hazırlayanlara (en azından o an için) epey duacı idim o da ayrı bi konu :)

21 Temmuz 2012 Cumartesi

:) en minik oruçlu :)

ramazan'ın en minik katılımcısı minik oğluşumla dün ilk orucu birlikte tuttuk :)
Allah yardım etti güç kuvvet verdi herkeslerden de daha iyi durumda idik..
hatta etrafımızdakilere bile enerji aşıladık..

amaaa tabii süpergüçlerimiz de yok :)


iftarda bilinçli davranmaya gayret gösterip birden yüklenmemek adına
çorba
namaz
mini minnacık porsiyon yemek
çay demleme bahanesi ile ufak ufak ortalarda dolanma
küçük bir tas sütlü tatlı
4 bardak çay
şeklinde bir program takip etsek deeeee
yığılıp kalmamız uzun sürmedi :)

olsun... her anına değerdi ve çok güzeldi..

sahurda sadece kendisine eşlik ettiğimizi zanneden akşam iftar öncesi oruçlu olduğumuzu öğrenen babamıza orucumuzu satınca :) bütün ritüeller de tamamlanmış oldu :)

hasılat
"100 tl + dondurma + kağıt helva + vb......"
ucu açık.. eşime söyledim şimdi aklımıza gelmiyo.. aklımıza geldikçe istemeye devam edicez dedim
tmm dedi çaresizce :)

biraz ara verip tekrar tutmayı düşünüyoruz nasipse..
Allah cümlemizin oruçlarını kabul eylesin inşallah..