hastane çantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastane çantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2012 Cuma

Bakırköy Acıbadem ve Epidural Sezaryen 3

Gelelim hastanedeki ikinci güne.. ve hatta akabinde üçüncü güne..

İkinci gün daha rahat geçti.. Çünkü artık acımı tanıyordum.. Sancılarımın boyutlarını öğrenmiştim.. Geriye sadece iyileşmeyi beklemek kalıyordu..

İlk günkü rutinler aynen devam etti.. Fakaaat benim algılarımın daha bi açıldığı bi gündü kı sonra açıldığına bin pişman oldum sanki :)
Şöylekii
hemşireler gelip gittiler tansıyon ateş ölçümü yaptılar sureklı..
arada uzerımdekı ortuyu acıp bıseler yapıyolar falan.. ılk gun pek anlamadım.. ama sonra farkettım.. meger o hemsırelerın geldıgı anlar benım mahremıyetimin sıfırlandığı anlarmış ama ben anestezi etkısı ıle birşey hissetmedıgımden her seferınde sadece dikişime baktıklarını sandığım için saçma saçma tebessüm ediyormuşum hemşirelere :)
daha sonra neden hıc tuvalet ıhtıyacı hıssetmedıgımı farketmem yatagın altına egılıp ne yaptıklarını anlamam neyı habıre degıstırdıklerını ıdrak etmem ve kıpkırmızı olmam sanırım aynı sanıyede oldu :( :)
ustune bı de her türlü hijyenik bakım hatırıma gelincee bana kırmızı çooookkk yakışıverdi bi ann :)

neyyyse
daha güzel mevzulara geçeyim hemen..

mesela burada ballandıra ballandıra anlattığım caanıım gecelik pijama takımlarıma geleyim..
hani ben ööle hazırlamıştım ya yok efenim bunu morcivertle bunu pempeyle giycem vs.. hani yok bu bunun altına, şu şunun altınaydı..
hah.. işte o kıyafetler renk ve kumaş uyumlarına zeeerrre bakılmaksızın yeraldılar üzerimde :)

kapı çalınır falan gelmiş.. hoş gelmiş sefa gelmiş de içerde bi koşturmaca..
"ver ver ver şunu ver üstüme".. "aa ona terlemişim".. "yooo onu giyemem.. zor onu giymek dikişler acıyo".. "amaaaaann şunu giycem vallaa"..
mevzunun sonu "ayy heeeerşeyin başı sağlık"la da bağlanınca anlayın siz pejmurdeliğimi.... :) :)

(doğuma gideceklere tavsiye..
heeppp rahat edeceğiniz, illakii pamuklu ve genellikle önden açılan giysiler tercih edin.. ve bol bol gecelik götürmekten çekinmeyin.. hatta eğer boyu yere kadar bi gecelik olursa koridor yürüyüşlerinde tek parça çekersiniz üzerinize rahat edersiniz..)

nerde kalmıştık..
ikinci gün başıma gelenlerdee..

ne güzel acıma alışmış yata yata misafir ağırlarken hemşireler yüzlerinde kocamandan da kocaman bi gülümseme ile odaya geldiler..
"aha!" dedim "kesin bişe yapcaklar bana ve acı çekicem"
böhüüü :( doğru bilmişimmm :)
neymiişş
banyo yapacakmışımmm

-iç ses-
neden kii iyiydik böle..
kirli terli takıloduk ne güzel..
çocuklar banyo yapmak istemediklerinde "ama ben banyo yapmıştım yarınnn" diye boşuna diretmiyolarmış.. canlarııııımm..
:) :) :)

evet efenim.. derken hemşireler sağıma soluma konuşlandı, diye mevzuyu bağlıyayım en iyisi
ve herşey baştan başladı..
ayaklar sola.. beden sola.. ağırlığını bırak, zavallı hemşirenin üstüne yığıl.. foşur foşur ayaklarını yerde sürükle.. içinden içinden ağla.. "bi daha aslaaaaaaaaaaaa" diye sessizce çığlık at.. sırılsıklam terle..
veee sonuç.. banyodasın..
buraya kadar herşey dünle aynı..

amaa
burdan sonrası yeni bi tecrübe..
hiiiç utanma sıkılma..
soyun dökün..

saçlarını
hani şampuanların üzerinde yazan "masaj yaparak köpürtün"'e uygun şekilde
ve bedenini
küçük bi bebeği yıkarcasına evire çevire
yıkamalarına izin ver..

aklan paklan..
nihayet tipini düzelt..
onca fotoğraf çekiminde, gelende gidende bakmamışsın ama bi aynaya bakk
veee
tamm burnunun ucunda çıkan sivilveyi gör çıldır :)

tekrar bi kuvvete gel
dönüş yoluna geç :)

banyoya gittiğinden daha dik, daha enerji ve süt dolu olarak haa bi de ayaklarını yerde daha az foşurdatarak yatağına dön :)
hemen de iyileş..

böle yazınca da ne güzel geliyo yaff
sanki başkası yaşamış gibi :)
özne hem ben gibi hem değil gibi :)

neyse artık normal normal anlatayım..
efenim
bu "masalsı" :p banyo bitince hastanenin hizmeti olarak saçıma fön çekmek istediler.. tmm dedim.. önce erkek kuaför geldi.. sonra bayan varsa olsun yoksa teşekkür ederim fön istemiyorum dedim.. bayan geldi..
beni bi güzel fönledi..
biraz sonra malum lohusa teri nedeniyle sırılsıklam olucamı ve şalımı da örtünce fön mön kalmıcanı bile bile ve fön makinesinin sıcağına rağmen saçıma düz fön çektirdim..
neden mi..
çünkü o hasta hatun modundan çıkmak ve bi bahane olsun da yatağa daha geç uzanayım diye kendimi oyalamk için :)

çoook da iyi yapmışım, sonra fark ettimm..
çünkü ne kadar ayağa kalkıp hareket edersen ve yürürsen ağrılardan o kadar erken kurtuluyosun.. ben şahsen eziyetli banyodan ve fönden sonra kendimi hen ruhen hem de bedenen çok daha iyi hissettim gerçekten..

günün devamında daha iyi oldu bedenim.. daha fazla ayakta durdum..
:( gece yine fenalık geldi ama daha kısa sürdü.. yine ıslak bezlerle sakinleştim :)

sonra saat sanırım 03:00 civarı bebeğimi besledikten sonraa baktım bende bi kuvvet.. gece falan demeden hemen attım kendimi koridora.. bebeği hemşirelere teslim ettim.. bi taraftan tesbih çektim.. bi taraftan yürüdüm.. 6 tur attım koridorda.. biraz başım da döndü ama idare ettim.. dayanabildiğim kadar dayandim işte.. arada da kontrol ettim bebeğimi.. baktım keyfi yerinde.. sonra aldım onu da yanıma geçtim odama uyudum..

ertesi güne daha iyi uyandımmm demek isterdim ama malesef :) kötü olmadım da aynı ağrıyla uyandım işte.. hani ayağa kalk yürü iyi gelir dedikleri için şahsen ben koskoca 6 turdan sonra ufak çapta bi mucize beklemiştim ama :) olmadı..

o gün hastanede son günümüzdü.. akşama kadar durmak istedim.. kah uzandım kah dolaştım..

akşam üzeri eve dönüş hazırlıklarına başladık..
bebeğimizin kendi eşyalarını ilk kez o zaman kullanmaya başladık.. kendi battaniyesini, kıyafetlerini kullandık.. alırken
içinde bebek olunca nasıl olacak acaba
diye hayal etmeye çalıştığımız
burada bahsettiğim ana kucağına bebeğimizi koyduk :) bizim için çok mutlu bi andı..
özene bözene kilitini vs herşeyini kapadık..

aldık bebeğimizi düştük yola..
her kasisten geçince dikiz aynasından bana kocaman gözlerle bakan eşime
iyiyimm ya da bebek iyi diye diye geldik evimize..

eveeett bu post burda biterr ve acemi anne koşa koşa yatağa gider ve oğluşu uyanana kadar uyumak için gözlerini sımsıkı kapatır..

(bu postu kırk kere uyutulan fakat elli kere geri uyanan bi bebeğin annesi yazmıştır.. her türlü ifade bozukluğu ve anlam kayması lüüütfen affolaa..)

16 Temmuz 2012 Pazartesi

hastane çantamda neler var ?? (bebek malzemeleri)



bol maşallah'lı bi post olması dileğiyle ;)


  • 2 adet hastane çıkış seti.. biri chicco'dan diğeri ise aziz bebe'den.. aslında ikincisi fazlalık gibi geliyor ama aldım gitti..



chicco'dan aldığımın içerisinde battaniye, uzun kollu tulum, çıtçıtlı body, eldiven, çorap ve şapka var..
solda tulum ve iç body var.. sağda ise önlüğü patikleri ve eldivenleri..






burda sağda battaniyesi ve şapkası, solda ise hepsinin üst üste katlanmış hali var..



giysileri ve battaniyesi sadece bu kadarcık yer kaplıyo işte :)







evett bu ciciler de aziz bebe'den.. giyince küçük bi adama dönüşmesi için..
öylesine beğendim ve aldım.. fazla ve gereksiz..
çünkü yaz bebeği nerde giyecek bunları..
amaaa hem indirim vardı hem deeeee falan filan işte :) heves ettim işte yafff :) 






  • 5 adet çıtçıtlı body
sağda mothercare'den aldığım newborn ölçüsünde çıtçıtlı bodyler görülmekte.. zaten 5'li paket olarak satılıyorlar.. 


ben şimdiden 0-3, 3-6, 6-9 ve 9-12 ay şeklinde birer paket aldım.. diğer aldıklarımı başka bi postta yazayımm..



  • 1 adet kundak



yabancı bloglarda görüp beğendiğim tam amerika'dan getirtmeye karar vermişken joker'de görüp hemen aldığım bi ürün..

sağ resimde katlı hali var.. sol resimde ise yan yatmış hali..
kullanımı basit.. bebeğin ayak kısmı o yuvarlak bölüme geliyor ve rahat rahat hareket ediyor.. sadece kolların olduğu kısım cırt cırtlarla bi miktar bağlanmış oluyor.. hepsi bu..
günümüz kundakları ile eskinin kundakları arasındaki fark günümüzde bebeğin ayak kısmının değil sadece kol kısmının sarılmasından ibaret..
bebekler için ayakların sımsıkı sarılması zararlı ama aksine kolların sarılmasında problem yok.. hatta çocuk böyle kendini daha güvende hissediyor.. ayrıca uykudan kendini uyandırma olasılığı da azalıyor.. ben tuttum.. bakalım bebeğim ne dicekk..


  • 1 adet eldiven ve 2 adet çorap (eldiveni 3'lü set olarak joker'den çorapları ise 3'lü set olarak LC Waikiki'den almıştım)

  • unibaby yeni doğan ıslak pamuk ve prima premium care yenidoğan bezi
(sanırım bunları fotoğraflamaya gerek duymamışım :) joker'den aldım ve cantaya 2 adet ıslak pamuk ve 8-10 adet de bez koydum.. )

  • prima alt açma bezi ( 2 adet aldım yanıma )
  • mothercare pamuk
  • mustela pişik önleyici krem: ne olur ne olmaz bulunsun diye :)
  • dr.brown cam biberon (yeni doğanlar için) bunu niye koydum bilmiyorum..
  • chicco kiraz uçlu emzik



vee gelelim bebeğimin valizciklerine :) english home'dan aldığım küçük kutuları valiz yaptım oğluma :)

onun kıyafetlerini bu kutulara koydum.. maksat lüzumsuzluk olsun :)








valizlerin pardon bildiğin english home kutuların içleri :)



bez, ıslak pamuk vb diğer aşyalarını sırt çantamıza yerleştirdim..



not:
sonradan vazgeçtim vee bezlerini pamuk vb malzemelerini sırt çantamıza değil de yine english home'dan aldığım piknik sepetine yerleştirdim :D
deli miyim neyim :)



asıl eşya kalabalığı ise benim çantamda :)



oğluşuma ve eşyalarına bolca maşallah demeyi unutmadık değil mi..

:) herkese sevgiler :)